|
|

Doğu
Çatlamamış tohum
açmamış tomurcuk
o gizemli tutku
yasak çoğunca.
Doğu,
ilk yaşanan
el yordamı aşk,
çocuksu.
Cevabı sorularda arayan
mağrur,
evet'leri hayır'ları aşmış bilge,
Doğu.
O cömert çocuk
dostuna biçtiği ömür,
su.
Doğu.
Yasaklanmış dilin şiiri,
doğacak olanın türküsü
Doğu, susmanın
dilsize yorulduğu.
Bir pusu,
ah, çoğu zaman
kendine kurulu:
Doğu.
Filistin
Boş bir tabutun başında anlattılar
kılınırken gıyabında cenaze namazı:
Bağışla, demiş çocuk
bir gün önce, yavuklusuna,
eklemiş sonra, mahçup:
Sakın ağlama!
Avluya çıkmış o sabah,
eğilmiş, su almış küpten,
anasına bakar gibi bakmış içtiği suya,
bir ırmağı düşünmüş, yeşil,
çölü ve çölün suyunu ikiye bölen,
gülümsemiş.
Hesapladım, demiş anasına
kapıdan çıkarken,
bu akşam yeni ay görünecek!
Her gün nasıl gidiyorsa öyle gitmiş,
akşama gelecek gibi; elinde ekmek.
tanklaruçaklartaşatançocuklar
filistinduvardinamitintiharşehit
batıdoğuisrailcennetcehennem
allahyeryüzügökyüzübankanato
birleşmişmilletlersenben...
Çocuk nerede, çocuk?
Bağışlarsa, ancak şiir!
O da çocuğun izdüşümü,
yanlışı, doğrusu, yazgısı,
çocuğu getirip koyduğumuz yer!
|